Çocuk ve Doğa; Görüntü var, renk yok

Temmuz 15, 2011

Bu yazıyı Nil Kayalar Sarrafoğlu http://www.yesilist.com/cocuk-ve-doga-goruntu-var-renk-yok-cms adresinde yazmıştır.

Tarih: 19.04.2011

 

Hem baharın getireceği güzel havalar hem de 23 Nisan Çocuk Bayramı yaklaşırken anne ve babalara çocuklarının sadece parklarda nefes alamayacağını, mutlu olamayacağını düşünen Nil Kayarlar Sarrafoğlu; Çocuk ve Doğa hareketinin kurucularından Nihal Poyraz Temürcü ile çocukların doğayı yaşaması gerekliliği üzerine görüştü.

 


 

“Çocuk ve doğa hareketi şu temel fikirden güç alıyor: Doğadaki çocuk, soyu tehlike altında olan bir türdür ve çocukların sağlığı ile Yeryüzü’nün sağlığı birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.”

Richard Louv(Doğadaki Son Çocuk, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları)

yazının devamı

Doğadaki Son Çocuk

Temmuz 14, 2011

 

Yaşam Kaynağım Doğa

Bir çocuk vardı, her gün evden çıkar,

Ve ilk gördüğü şey neyse ona dönüşürdü.

O şey onun parçası olurdu; gün boyunca ya da günün bir kısmında,

Ya da yıllarca ya da uzun yıl döngüleri boyunca.

Baharın ilk leylakları parçası oldu bu çocuğun,

Ve çimenler ve beyaz ve kırmızı sabah sefaları ve beyaz ve kırmızı yonca,

ve sinek kapan kuşunun şarkısı,

Ve Üçüncü ayın kuzuları ve domuzun pembe-minik yavruları, ve kısrağın tayı ve ineğin buzağısı …

Walt Whitman

Bu yazıyı bir gün dahi bekletmemin mümkün olmadığını üzülerek görüyorum. Çocuklar için üzülüyorum. Onların yaşadığı bizim çocukluğumuza hiç benzemeyen, tatsız tuzsuz bir çocukluk. Herhalde, büyüdüklerinde de çocukluğa dair anlatacak tek bir güzel hikayeleri olmayacaktır. Her yerde göz altındalar. Kulakları hep kendilerini engelleyen sözcüklerle dolu: “Koşma düşersin”, “Kaydıraktan kayma, yükseğe çıkma”, “Dokunma üstün kirlenir”, “Çimenlerin arasına girme kene sokar”; kısacası, bizden tek duydukları yapma, dokunma, koklama, merak etme, inceleme; onlar için tek bir mesajımız var: mümkünse YAŞAMA.

İnsan duyularını kullanarak ve içinde bulunduğu mekanda hareket ederek dünyayı algılar. Yaşadığı yeri tanımasının tek yolu budur. Oysa, biz çocukları o kadar engelliyoruz ki yaşadıkları yeri tanımak yerine hiçbir şey yapmamayı ya da sanal alemde gezmeyi tercih ediyorlar. yazının devamı

Space and Solar System

Şubat 11, 2011

Dear Parents,

We are starting with our new thematic unit this month which is The Solar System. The topic will focus on the concept that Solar system constitutes of nine planets and the sun which are as follows:

  1. Mercury
  2. Venus
  3. Earth
  4. Mars
  5. Jupiter
  6. Saturn
  7. Uranus
  8. Neptune
  9. Pluto

The children will learn that the Sun is the center of the Solar system and the nine planets orbit around the sun. These nine planets orbit in an elliptical shape and are always in motion. These planets have their moons, along with comets, asteroids, and other space objects. They all orbit around the Sun. Planets closer to the sun are hot: the planets farther away from the sun are cooler There are numerous stars in our solar system that we cannot count.  Stars are small balls of fire. Some burn up and produce light and heat.

yazının devamı

Uzay ve Güneş Sistemi

Şubat 11, 2011

Sevgili Anne ve Babalar,

Bu ay yeni temamıza başlıyoruz, konumuz Uzay ve Güneş Sistemi. Ay boyunca güneş sistemindeki dokuz gezegen ve bir yıldız olarak güneşe yoğunlaşacağız:

  1. Merkür
  2. Venüs
  3. Dünya
  4. Mars
  5. Jüpiter
  6. Satürn
  7. Uranüs
  8. Neptün
  9. Pluto

Çocuklar bu konuyu işlerken güneşin merkezde olduğunu ve diğer dokuz gezegenin güneşin çevresinde döndüğünü öğrenecekler. Bu gezegenler eliptik bir yörüngede dönerler ve sürekli hareket halindedirler. Bu gezegenlerden bazılarının kendi uyduları vardır ve uzayda kuyrukluyıldızlar, astroidler ve diğer gök cisimleriyle beraber hareket ederler. Güneşe yakın olan gezegenler sıcak, güneşten uzak olan gezegenler daha soğuktur. Güneş sistemimiz içinde sayamayacağımız kadar çok yıldız vardır. Yıldızlar ateş küreleridir ve böylece çevrelerine ışık ve ısı yayarlar.

Çocuklara bizim gezegenimiz Dünya’yı anlatacağız. Dünya’nın bizim üstünde yaşadığımız gezegen olması çocukların ilgisini hep çok çeker. Dünya bildiğimiz kadarıyla üstünde yaşam olan tek gezegendir. Güneş sisteminde güneşe en yakın gezegen olan Merkür ve ikinci gezegen olan Venüs’ten sonra gelir. Dünya da diğer gezegenler gibi güneş çevresinde döner. Dünya gezegeni kayaların ve toprağın meydana getirdiği yer katmalarından oluşur ve atmosfer dediğimiz bir gaz katmanıyla çevrelenir. Dünya’nın uydusu Ay’dır ve Ay, Dünya’nın çevresinde döner. Dünya da kendi çevresinde döner ve böylece de gündüzle gece oluşur.

yazının devamı

Onluk Taban Blokları ve Sayı Kartları (1 – 9000)

Şubat 1, 2011

Evde yapabileceğiniz matematik çalışmaları çocuğunuzun sadece matematik öğrenme hızını değil aynı zamanda bilişsel gelişme hızını da arttıracaktır. Bir kırtasiyeden onluk taban bloklarından (bu blokların fotoğrafı yukarıda) iki kutu aldıktan sonra sayı kartlarını da hazırlayıp hemen çalışmaya başlayabilirsiniz.

Aşağıdaki .pdf uzantılı dosyayı bastırdıktan sonra beyaz resim kartonuna yapıştırıp kesin. Sonra her kartı uzun ömürlü olması için asetatla kaplayın.

1-9000 Sayı Kartları

“Bir Dünya”

Ocak 30, 2011

Bir Dünya from Cevriye Arzu Aydoğan on Vimeo.

“Bir Dünya” Sihirli Bahçe Montessori Okulu ve Şanlıurfa, Birecik, Zübeyde Hanım Anaokulu’nun beraber çalıştıkları bir sosyal sorumluluk projesidir.

yazının devamı

İlkokul Seçerken

Aralık 23, 2010

Okulda ilk gün

“İşte bu, anne! Büyük olan. İşte altı yıldır beklediğim buydu.”

İlkokul seçimi her anne baba ve çocuk için önemli bir dönemdir. Okul seçerken dikkat etmeniz gereken noktaları açık ve düzenli bir şekilde hazırladık ki sizin de işiniz kolaylaşsın.

İlkokul seçerken ihtiyaç duyabileceğiniz bilgilerin yer aldığı yazıyı aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz.

İLKOKUL SEÇERKEN

Biraz da Bilim

Kasım 2, 2010

Biraz da bilim derseniz ki demekte fayda var, kız çocuk erkek çocuk diye ayırmadan bilim tohumlarını çocuğunuzun zihnine ekmeye başlayın. Tudem Yayınları’ndan Eğlenceli Deneyler Basit Makineler kitabını seçip içindeki deneyleri hafta hafta yapabilirsiniz.

eglenceli_deneyler_basit_makineler_2010_2_4_82599

Kitabı alırken bir defter de alın, deneyleri kaydetmek gerekir. Siz yazabilirsiniz; hem kendi fikirlerinizi hem de çocuğunuzun fikirlerini yazın. Bazı fikirlerinizi de resimleyin. Çalışırken fotoğrafınızı çekip defterinize yapıştıra da bilirsiniz.

Bir masalı anlatır gibi deneyi anlatın. Sonra gereken araçları nasıl bulacağınızı ona sorun. Siz akıl yürütün ve ona akıl yürütmeyi öğretin. Öylece dikilen aklın kimseye faydası olmaz, ki bu da aşikardır. Önceleri on beş dakikayla başlayın, çocuğunuzun heveslendiğini hissederseniz süreyi uzatın. İşiniz bitince yaptıklarınız hakkında konuşun. Sonuçları okulla paylaşırsanız başarının nasıl takdir edildiğini öğretirsiniz. Hem de arkadaşlarına örnek olur ve öncü, girişimci kimliğini keşfeder.

Çocuğunuzla doğru bir ilişki kurabilmeniz için onunla aynı deneyimi paylaşmanız gerekir. İnanın tadını bir kere aldığınızda vazgeçemeyeceksiniz.

Çocuklara Kitap Seçerken

Kasım 2, 2010

Montessori yedi yaşına kadar çocuklara geleneksel masalların anlatılmasının uygun olmadığını söyler. Çünkü bu dönem çocuğun hayali olanlanla gerçek olanı henüz ayrıtedemediği bir dönemdir. Kendi çocukluğumu hatırladığımda bu geleneksel masalların bana çok da korkutucu gelmediğini hatırlıyorum ama bilinçaltımda nasıl etkiler yaratmış olduklarını bilmem mümkün değil.

hansel-and-gretel-758147

Hansel ve Gretel masalını ele alalım: Hansel ve Gretel’in anneleri ölmüş ve babaları yeni biriyle evlenmiştir. Bu yeni “anne” çocukları istememektedir ve babayı çocukları uzaklaştırmaya razı eder, çocuklardan kurtulmanın bir yolunu bulmuşlardır. Bir sabah baba çocukları da alır ve ormana gider, onları ormanın bir köşesinde bırakır ve yakın bir ağacın dalına içi boş bir kabak asar ki rüzgar kabağı ağacın gövdesine her vurduğunda çocuklar babalarının yakında bir yerde ağaç kestiğini düşünsünler. Babaları çocuklarını ormanda bırakır ve eve döner. Gece olur, Hansel ve Gretel korku içindedir ama Hansel’in çakıl taşlarını bırakarak yaptığı izler onlara evin yolunu gösterir ve karanlık geceye rağmen evin yolunu bulurlar. Sabah babaları onları tekrar ormana götürür. Bugünkü aklımla bunun iki kere aynı kabusu görmek kadar zorlu bir durum olduğunu anlasam da çocukken bunu anlamamıştım. Babanın çocuklarına kurduğu tuzak aynıdır, aynı yerde çocuklarını bırakır ve gün boyu içi boş olan kabak ağaca vurmaya devam eder. Hansel ve Gretel o gece evlerine geri dönemezler, Hansel hazırlıksız yakalanmış ve yol boyu çakıl taşları yerine yola ekmek kırıntıları atmıştır ve kırıntıları kuşlar, böcekler yemiş bitirmiştir. Evin yolu belli değildir, eve ulaşmanın imkanı yoktur. Karanlık ormanda yapayanlız kalırlar ve ormanda korku içinde sığınacakları bir yer aramaya başlarlar. Karşılarına bir mucize gibi çıkan şekerlerden, kurabiye ve tatlılardan yapılmış olan ev içinde onları yemek için bekleyen ev sahibesiyle evlere şenliktir. Hansel’i yemek isteyen bu cadı Gretel’in de çeşit çeşit yemekler yapıp Hansel’i şişmanlatmasını istemektedir. Yamyam bir cadı iki kardeşten dişine en uygun olanı seçerken bizler çocukken ne düşünüyorduk acaba. Masalın sonunda çocuklar cadıyı öldürüp nefsi müdafadan berat eder ve hatasını anlayıp çocuklarını aylar sonra aramaya gelen babalarıyla karşılaşırlar.  Anlaşılan biz bu olayları şiddet ya da trajedi olarak algılamıyorduk. Belki de çevremizdeki şiddet ve trajediye kayıtsızlığımız masum görünen bu masallarının eseri.

Çocuğunuza gönül rahatlığıyla okuyabileceğiniz kitaplar hakkında bugüne kadar yazmamıştım fakat bir velimiz uyarınca  kitap konusuna mutlaka değinmem gerektiğine karar verdim. İlk önereceğim seri Morpa’nin Öykü Yağmuru serisi. İki yaşından itibaren önerilebilir. Elli kitap olarak kümelenmiş olan bu seri ayrı ayrı da satılıyor. On Küçük Fare‘yi çok sevdiğimi söylemeliyim. 23 Nisan, Atatürk ve Küçük Çoban ve Atatürk’ün Ağaç Sevgisi adlı kitapları da bu ay okulda işlediğimiz “Dersimiz Atatürk” temasıyla beraber okuyabilirsiniz.

Sihirli Bahçe’nin 7.Bahar Şenliği

Haziran 10, 2010

7. Bahar Şenliği’mizi 5.Haziran, Cumartesi günü bir şölen kıvamında gerçekleştirdik. Ailelerimizin katılımı inanılmaz bir sevinç kaynağı oldu bizim için. Onlar olmasa tüm çabalar boşa giderdi. Bizler, bir kere daha gördük ki eğitim üç ayaklıdır; anne-baba, okul ve çocuk. Bizim okulumuzun anne ve babaları verdikleri destekle gücümüze güç kattılar.

Şenliğimizin geliri Mamak Atlıoğlu İlköğretim Okulu’nun anasınıfı oyun bahçesinin zemini, duvarı ve araçlarına harcanacak. Şenlik bayrağını asan iki beyefendi (filmde göreceksiniz) yardım ettiğimiz okulun iki öğretmeni, aralıksız çalıştılar. Birlik olmak adına hepimiz için anlamlı bir deneyim oldu.

Çok yorulmuş olsak da bu bahar şenliğinin başarısı hepimizi mutlu etti.

MyOrganizasyon’un düzenlemesine de teşekkür etmeliyiz, hiçbir aksaklık olmaksızın sabah ondan akşam üstü beşe kadar her alanda etkinlikler aralıksız devam etti.

İzleyip anıları canlandırmak isterseniz filmimizi izlemekten keyif duyacağınıza eminim.

(Küçük bir teknolojik tavsiye: Görüntüyü aralıksız, sürekli izlemek isteyenler internet bağlantılarının hızına göre ayarlama yapabilirler. Filmi oynat düğmesine bastıktan hemen sonra duraklatır ve filmin akış çizgisinin dolmasını beklerseniz tekrar oynat düğmesine bastığınızda duraksamalar olmadan izleyebilirsiniz.)

Sihirli Bahçe Montessori Okulu, Şenlik 2010 from Cevriye Arzu Aydoğan on Vimeo.