Montessori yedi yaşına kadar çocuklara geleneksel masalların anlatılmasının uygun olmadığını söyler. Çünkü bu dönem çocuğun hayali olanlanla gerçek olanı henüz ayrıtedemediği bir dönemdir. Kendi çocukluğumu hatırladığımda bu geleneksel masalların bana çok da korkutucu gelmediğini hatırlıyorum ama bilinçaltımda nasıl etkiler yaratmış olduklarını bilmem mümkün değil.

Hansel ve Gretel masalını ele alalım: Hansel ve Gretel’in anneleri ölmüş ve babaları yeni biriyle evlenmiştir. Bu yeni “anne” çocukları istememektedir ve babayı çocukları uzaklaştırmaya razı eder, çocuklardan kurtulmanın bir yolunu bulmuşlardır. Bir sabah baba çocukları da alır ve ormana gider, onları ormanın bir köşesinde bırakır ve yakın bir ağacın dalına içi boş bir kabak asar ki rüzgar kabağı ağacın gövdesine her vurduğunda çocuklar babalarının yakında bir yerde ağaç kestiğini düşünsünler. Babaları çocuklarını ormanda bırakır ve eve döner. Gece olur, Hansel ve Gretel korku içindedir ama Hansel’in çakıl taşlarını bırakarak yaptığı izler onlara evin yolunu gösterir ve karanlık geceye rağmen evin yolunu bulurlar. Sabah babaları onları tekrar ormana götürür. Bugünkü aklımla bunun iki kere aynı kabusu görmek kadar zorlu bir durum olduğunu anlasam da çocukken bunu anlamamıştım. Babanın çocuklarına kurduğu tuzak aynıdır, aynı yerde çocuklarını bırakır ve gün boyu içi boş olan kabak ağaca vurmaya devam eder. Hansel ve Gretel o gece evlerine geri dönemezler, Hansel hazırlıksız yakalanmış ve yol boyu çakıl taşları yerine yola ekmek kırıntıları atmıştır ve kırıntıları kuşlar, böcekler yemiş bitirmiştir. Evin yolu belli değildir, eve ulaşmanın imkanı yoktur. Karanlık ormanda yapayanlız kalırlar ve ormanda korku içinde sığınacakları bir yer aramaya başlarlar. Karşılarına bir mucize gibi çıkan şekerlerden, kurabiye ve tatlılardan yapılmış olan ev içinde onları yemek için bekleyen ev sahibesiyle evlere şenliktir. Hansel’i yemek isteyen bu cadı Gretel’in de çeşit çeşit yemekler yapıp Hansel’i şişmanlatmasını istemektedir. Yamyam bir cadı iki kardeşten dişine en uygun olanı seçerken bizler çocukken ne düşünüyorduk acaba. Masalın sonunda çocuklar cadıyı öldürüp nefsi müdafadan berat eder ve hatasını anlayıp çocuklarını aylar sonra aramaya gelen babalarıyla karşılaşırlar. Anlaşılan biz bu olayları şiddet ya da trajedi olarak algılamıyorduk. Belki de çevremizdeki şiddet ve trajediye kayıtsızlığımız masum görünen bu masallarının eseri.
Çocuğunuza gönül rahatlığıyla okuyabileceğiniz kitaplar hakkında bugüne kadar yazmamıştım fakat bir velimiz uyarınca kitap konusuna mutlaka değinmem gerektiğine karar verdim. İlk önereceğim seri Morpa’nin Öykü Yağmuru serisi. İki yaşından itibaren önerilebilir. Elli kitap olarak kümelenmiş olan bu seri ayrı ayrı da satılıyor. On Küçük Fare‘yi çok sevdiğimi söylemeliyim. 23 Nisan, Atatürk ve Küçük Çoban ve Atatürk’ün Ağaç Sevgisi adlı kitapları da bu ay okulda işlediğimiz “Dersimiz Atatürk” temasıyla beraber okuyabilirsiniz.