ATATÜRK ve MONTESSORİ EĞİTİMİ

Kasım 10, 2011

 

Atatürk, büyük bir asker, büyük bir devlet adamı ve diplomat olduğu kadar, eğitim alanında da milletimizin atılım yapmasını sağlayan büyük bir önderdir. Atatürk’ün millî eğitim konusuna gösterdiği ilgi ve bu konuda ileri sürdüğü görüşler incelendiği zaman, bu konuya adeta bir eğitim düşünürü gibi eğildiği, konunun bütün yönleriyle çok yakından ilgilendiği, çevresine millî eğitimin önemini anlatmak için her fırsatı değerlendirdiği, eğitimde göz önünde tutulması gerekli amaç ve ilkeleri açıklığa kavuşturduğu görülür.

Eğitim, milletlerin bağımsız yaşayabilmeleri, kalkınıp güçlenmeleri bakımından hayatî önem taşır. Atatürk’e göre, “en önemli, en esaslı nokta eğitim meselesidir.”

Atatürk’ün gerçekleştirmiş olduğu Harf Devrimi, eğitim adına atılmış en önemli adımlardan birisidir. Osmanlıca okuyup yazmanın zorluğu karşısında Harf Devrimi sayesinde bütün yurtta okuma yazma oranında büyük bir artış olmuş, kültürel anlamda da halk bilinçli bir hale gelmiştir.*

Sakarya Savaşı’nın devam ettiği bir zamanda bile Ankara’da Maarif Kongresi yani Milli Eğitim Kongresi savaşa rağmen ertelenmemiş ve 16 Temmuz 1921’de toplanmıştır. Atatürk, savaşa rağmen bu kongrenin ertelenmesine razı olmamış, kongrenin açış konuşmasını bile kendisi yapmıştır. Anadolu’nun her tarafından gelen 250 dolayında kadın ve erkek öğretmenin katıldığı kongrenin gündemi iki ana konuyu içeriyordu; İlk mekteplerin programları ve öğretim süreleri, orta öğretim programları ve dersleri. Atatürk’ün bu kongre esnasında eğitimcilere verdiği şu öneriyi Mustafa Rahmi Balaban şöyle aktarıyor, “Gazi Paşa Hazretleri’nin Maarif Umdesinin ve Maarif Misakının ruhî ve içtimaî ehemmiyet ve derinliği hakkında etraflı malumat edinmek isteyen, lisan bilen genç muallimler ve terbiye ile alâkadar olanlar, John Dewey, Alfred Binet, William Stern, Maria Montessori’nin eserlerini okumalıdır. Bu zevatın (Maria Montesori) terbiyede şaheser denmeye lâyık eserlerinin lisanımıza tercümesi de pek faydalı olacaktır. Hayat ve faaliyet düsturu üzerine müstenit terbiye usulünü büyük bir muvaffakiyetle tatbik eden İtalyalı Doktor Maria Montessori olmuştur. Çocuk bahçeleri (kindergarten, anaokulları) hususunda Fröbel’i tarihe gömen bu büyük kadına yeni terbiye ammesi çok medyundur.”

yazının devamı

Matematik Alanına Yeni Eklenen Araçlarımız

Kasım 10, 2011

Montessori yöntemi matematik öğretiminde sıradışı bir eğitim yöntemidir. İnsan beyni matematiksel bir işletim sistemine sahiptir böylece matematik insanın doğumundan itibaren kullandığı doğal bir araca dönüşür.

Matematik, neden sonuç ilişkileriyle temellenir. Beynin ve muhakemenin gelişmesiyle çocuk soyut kavramları da öğrenmeye başlar. Okul öncesi çocuklar problem çözme, sonuç çıkarma, bağlantılar kurma ve matematik dilini kullanmayı içeren matematiksel düşünceyi geliştirebilirler. Şekiller, sayı kavramı, işlem yapabilme becerisi, ölçmek, uzayda konum belirleme (yap-boz, Lego ya da yapı araçlarıyla inşa gibi)  ve aşamalı düşünme becerisini temel düzeyde kazanabilirler. Okul öncesi dönemde sizler de çocuklarınız için uygun matematik etkinlikleri ve oyunları planlayabilirsiniz. Her konuda çocuğa sunulan zengin uyarıcılar beyin gelişimini desteklemekte ve becerilerini ilerletmektedir.

Bu temel ilkeye sadık kalarak biz de sınıfımıza matematik işlem soruları içeren yeni araçlar koyduk.

 

Yukarıda görülen toplama işlemi aracında iki kontrol noktası bulunmaktadır. Çocuk yaptığı işlemin doğruluğunu iki yoldan denetleyebilir. Aşağıda görülen ve daha ileri seviye olan diğer dört işlem araçlarında sadece kenar hattı ipucu olarak  verilmiştir. Bu tür araçları siz de evde kullanabilirsiniz.