
26.Ocak, Salı günü mesleklerini tanıtmak için Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü’nden gelen polislerle çocuklarımızı kaynaştırmak çok kolay olmuştu. Çocuklar onların kendilerinden emin, dimdik duruşlarına hayran kalmışlardı. Fakat, bir çocuğumuz vardı ki o daha okula gelirken polislerden korkmaya başlamıştı.
Misafir polislerimiz, konferans salonunda çocuklarla beraberken, beş yaşında bir çocuğumuz dedesiyle okula geldi. Alışma dönemi sırasında okula gelirken, rahat geçişler sağlayamayan Ali artık neşeyle geliyordu. Fakat o gün, kapıdan girer girmez şiddetli bir biçimde ağlamaya başladı, onu nasıl sakinleştireceğimizi bilemedik. Onunla konuşurken ben, sorunun polislerle ilgili olduğunu anladım ve “Polisler kendi mesleklerini tanıtacaklar, sen de arkadaşlarınla beraber onları dinlersin ve sonra polisler işlerine giderler,” dedim, “”Gidecekler mi?” diye bir kere daha sordu. Ben polislerin gidecekleri konusunda onu tam anlamıyla ikna ettiğimde “Ben korkmuştum, şimdi sakinleştim,” dedi ve gözlerindeki yaşları kendisi silerek konferans salonuna koşarak gitti. Ali’nin arkasından dedesi, okula gelmeden önce evde yaşadıklarını anlattı. Ali, okul hazırlığını biraz ağırdan alınca dedesi de “Okula geç kalırsan polisler seni gelip alır,” demiş. Ali kapıdan girerken, Esra Hanım onu karşılamış ve heyecanla “Geç kalma Ali, çabuk ol, polisler konferans salonunda, arkadaşlarınla seni bekliyorlar, hemen gidelim,” deyince Ali dedesinin evde söylediklerini hatırlamış ve polislerin onu almaya geldiklerini sanmış.


