Çarpım Tablası

Kasım 20, 2009

carpim Tablasi copy

 

Aracın Parçaları

  • Üstünde 100 adet oluğun 10’a 10 bir kare oluşturacak şekilde sıralandığı, sol tarafında sayı kartının girebileceği bir girinti bulunan ve üstünde 1 – 10 sayıları yazılı ahşap tabla.
  • Tablanın girintisine uygun 1 – 10 sayıları yazılı kartlar.
  • Kırmızı bir belirteç.
  • 100 adet olukları dolduracak büyüklükte boncuk ya da bilye.
  • Çarpma Denetim Tablosu 1 ve 2. (Bu tabloları indirebileceğiniz adres sayfanın en altındadır.)
  • Kalem ve kağıt.

Aracın Tanıtım Yaşı

5 – 5,5 yaş.

Aracın Amacı

Çarpma işleminin mekanizmasını göstererek, işleminin mantığını çocuğa anlatmak bu aracın amacıdır.

DSC_0383

yazının devamı

Mıknatısı Keşfederken

Kasım 19, 2009

Bir çocuğun keşfetmesi için merakının olması gerekir. Çocuklar hayata merak duygularıyla dolu olarak başlarlar ve biz yetişkinler bu duyguyuları kısa zamanda ortadan kaldırıveririz. Çünkü çocuğun merak edebilmesi için çevresinde özgürlük olmalıdır, merak eden çocuk ilgisini çeken her ne ise ona dokunmak, onu tanımak ister. Çocuğa deneme yapabileceği bir ortam sağlamalısınız ki çocuk hem merak duymayı hem de merakını gidermeyi öğrenebilsin.

Montessori çocuğun içinde bulunduğu çevreyi ikiye ayırır: 1.Fiziksel Çevre ve 2.Duygusal Çevre. Fiziksel çevre çocuğun merak duygularını uyandıracak araçlarla dolu olmalıdır, duygusal çevre ise çocuğa güven ve özgürlük verebilmelidir. Güven, özgürlük ve merakın birbirleriyle nasıl sıkı bir ilişki içinde bulunduklarını göstermek için harika bir örnek yaşadım ve şanslıydım yanımda fotoğraf makinem vardı ve hemen bu beni çok sevindiren keşif deneyimini belgeledim.

DSC_0375

yazının devamı

Çarpım Tablosunu Ezberlemek

Kasım 19, 2009

DSC_0286

Çocukluğumuzun korkulu rüyası çarpım tablosu diğer adıyla kerrat cetveli. Birlerden başlarsınız 1 çarpı 1 eşittir 1, 1 çarpı 2 eşittir 2… 2 çarpı 3 eşittir 6. Çarpma işlemini öğrenmek için mi yapardık bu ezberi? Bu şekilde çarpma işlemini öğrenmek mümkün müdür? Mümkün olsaydı “5′leri ezberledi ama 6′ları bir türlü öğrenemiyor” ya da “çarpmaya başlıyor ama 7 çarpı 8 gelince her seferinde takılıyor, oysa 8 çarpı 7′de takılmıyor” gibi akıllara durgunluk veren sorunlar yaşanmazdı. Hatta bir ilkokul çocuğu 6′dan sonraki sayılarla çarpmayı ezberlemiş olduğu halde 5′e kadar olan çarpımları bir türlü yapamıyormuş, çoğunlukla tam tersi olur çünkü çocuklar sayılar büyüdükçe ezberlemekte zorlanırlar.

Hatırlar mısınız, üstünde çarpım tablosu olan kalem kutularından kopya çekmeye çalışırdık.   Sözün kısası ne kadar ezberlersek ezberleyelim çarpma işleminin mantığını kavrayamazdık ve elbette, o zaman aklımızın matematik işlemcisi tökezleye tökezleye yoluna devam etmeye çalışırdı. Bu ezberleme işi, mantığımızın işlemleri kavramasını sağlayan kısmını sakatladığı için daha sonraki yıllarda, hatta üniversite de dahi fomülleri ezberlemeyi dersi öğrenmek sayardık. Yaptığımız işlemi hiç anlamadan çoğumuz mühendis, mimar ve hatta matematik öğretmeni olduk.

yazının devamı

Hayatın İlk Altı Yılı ve %80′in Gerçek Anlamı

Kasım 17, 2009

Beyin nasıl öğrenir?

brain

Gelişen genetik araştırmalar insanın karakterinin ve zihinsel becerilerinin biçim aldığı sırada genetik etkinin yadsınamayacak bir gücü olduğu üzerinedir. Yani insaoğlu doğarken boş bir sayfaya benzese de, bu sayfayı yazmak için gereken kurallar genlerinde saklıdır. Fakat tüm işlemin sorumlusu sadece genler değildir. Genlerinde şeker hastalığına yatkınlık olan bir kişi bu yatkınlığı tetiklemeyen bir yaşam sürerse şeker hastası olmaz. Üstelik on kuşaktır ressam olan bir ailenin çocuklarının ressam olması da genetik hesaplar söz konusu olduğunda, hiç ressam olmayan bir aileden dahi bir ressam çocuğun çıkmasıyla aynı olasılığa sahiptir. Genler güçlü ve etkilidir ama insanı biçimlendiren sadece genler değildir. Çevre etkisi yadsınamayacak bir güce sahiptir, üstelik genlerinizde kodlanmış bir özelliğiniz çevrenin etkisiyle hiçbir zaman ortaya çıkmayabilir. Sonuç olarak insanın karaterinin ve zihincel becerilerinin biçim almasında genlerin etkisini görmezden gelemeyiz ama genler ağırlıklı olarak çevresel etkileşimle çalışmaya başlar ve binlerce yıllık, genetik yapı mı çevre etkisi mi sorusu bir tek gerçekçi cevaba sahiptir biri diğeri olmadan iş yapmaz.

Genlerin bir diğer önemli özelliği de çevreden aldıkları uyaranın (yani çevre etkisinin) miktarıyla doğru orantılı olarak çalışmalarıdır. İnsanın zihinsel özelliklerini toplu olarak tek bir gende toplayalım ve bu genin adı genZ (zihinsel beceriler geni) olsun. genZ yetersiz uyaran alırsa en alt sınırda  ve yeterli uyaran alırsa en üst sınırda çalışır. Genin en üst sınırda çalışması sahip olduğu kodlanmış özelliğin kendini tam olarak gerçekleştirmesi demektir. İstenilen budur. Gen sahip olduğu bilgiyi çevreden aldığı uyaranla harmanlar ve ortaya çıkan sonuç insanın zihinsel becerilerinde sahip olabileceği, geninde kodlanmış en üst seviyeye ulaşması olacaktır. İşte amacımız budur; çocuğun genZ’sini, tüm zihinsel becerilerinin toplandığı geni, en üst seviyede sonuç alabilmek için çalıştırmak.

yazının devamı

Montessori Yaz Semineri, Hollanda

Kasım 11, 2009

Geçen yaz internette Montessori ve Sinir Bilimi (Nöroloji) hakkında bir eğitim düzenleneceğini gördüğümde mutlaka katılmam gerektiğine karar verdim. Bu eğitimin içeriği hakkında bilgi vermek için hazırladığım kısa film size Montessori’yi tanıtmak için de iyi bir fırsat diye düşünüyorum.

Arzu Aydoğan

Montessori Yaz Semineri, Hollanda from Cevriye Arzu Aydoğan on Vimeo.

Montessori Eğitiminde Matematik

Kasım 2, 2009

Binomial Cube

Montessori sınıfındaki matematik araçları Maria Montessori’nin sade dehasını kanıtlar gibidir. Araçlar sade ve rahatça anlaşılabilen araçlardır. Çocuk matematiği zor olduğu önyargısıyla değil bir çeşit oyun, zevkli bir uğraş olarak öğrenir. Matematikle ilgili ilk deneyimleri rahat ve zevkli olan çocuk için artık matematikten korkması için bir neden kalmamıştır. O çocuk zaten ilk adımlarında başarıyı tattığı için bundan sonraki adımlarında da yapabileceğini bilir.

Matematik araçları çocuklar için her zaman çekici olmuştur. Bunun sebebi çocuğun matematiği öğrenirken denetleyebildiği bu işlemlerden kendine dair bir güven duymasıdır.

Matematik tamamiyle soyut bir bilgi türüdür, işte bu soyutluğu somut hale getirip çocuğun eline verebilmek de büyük bir dehanın eseridir. Bu erken yaşta işlemin doğruluğu değildir önemli olan ama matematiksel kavramların ve matematiğin mekanizmasının öğrenilmesidir.  Çocuğun bu dönemde matematiğe dair aldığı olumlu deneyimler onun tüm hayatı boyunca başarabilirim duygusunu taşımasını sağlar.
yazının devamı

Kısa Boncuk Merdiveni

Kasım 2, 2009

DSC00480

(9′a Kadar Toplama)

Aracın Parçaları

  • Üç küme Kısa Boncuk Merdiveni.
  • Kısa Boncuk Merdiveni için üç kalıplı ve kalemler için iki oluklu ahşap tabla kullanılabilir fakat aynı zamanda boncuklar bir kutuya konulup düz bir tepsiye de kalemler ve hazır soru şeritleriyle beraber konabilir.
  • Kalemler: 1 kurşun ve 1 kırmızı kalem.
  • Hazır soru şeritleri ve kağıt.

Aracın Tanıtım Yaşı

4,5 – 5 yaş.

Aracın Amacı

  • Saymayı pekiştirir.
  • Çocuğun rakamlarla iş ypabilmesini sağlar.
  • Toplama işleminin mantığı hakkındaki ilk bilgileri verir.
  • Artı ve eşittir sembollerinin ne anlama geldiğini öğretir.
  • Rakam yazmayı pekiştirir.

Aracın Sunumu

yazının devamı

Sayı Çubukları

Kasım 2, 2009

Sayı Çubukları 2

Aracın Parçaları:

  • 10 bölmeli 0-9 rakamları baskılı ahşap kutu,
  • 45 tane 14 cm uzunluğunda ahşap çubuk,
  • kilim.

Aracın Tanıtım Yaşı:

3 – 3,5 yaş.

Aracın Amacı:

  • Sayıları sıralı olarak görmesini sağlar.
  • Ritmik saymayı öğrenir.
  • Sayı-nesne eşleştirmesini yapar.
  • Rakamların sembollerini öğrenir.
  • Kümeleme kavramını öğreniyor.
  • Parça bütün ilişkisini öğreniyor.

Aracın Sunumu:

yazının devamı