Bölüm 2

Maria Montessori son yüzyılın etki bırakan kişiliklerinden birisidir. Onun eğitime getirdiği bakış açısı çağının çok ötesindedir ve sadce bir yenilik olarak değerlendirmek hata olur. Montessori Eğitimi başlıbaşına bir devrim niteliğindedir.
Montessori 1970 yıllında bir İtalyan kasabası olan Chiaravalle’de doğdu. Ailesinin tek çocuğuydu. O devrin, kız çocuklarının eğitimi için çizilmiş olan geleneksel anlayıştan farklı olarak ailesi onun eğitimi için Roma’ya yerleşmiş ve Maria matematiğe olan ilgisi nedeniyle erkeklerin seçtiği bir teknik okulda eğitim görmüştür. Bu dönemde biyoloji de onun ilgi alanı içine girmeye başladığından tıp okumaya karar vermiş ve sınıfındaki tek bayan olarak, yüksek bir dereceyle 1896’da tıp fakültesini bitirerek İtalya’nın ilk kadın doktoru olmuştur. Avrupa’da kadın hakları üstüne yoğun çslışmaların yürütülmekte olduğu bir zamandır ve Montessori İtalya’yı temsil etmek üzere 1896’da Berlin’de ve 1900’de Londra’da iki ayrı kadın hakları konferansına konuşmacı olarak seçilmiştir.
Montessori zihinsel özürlü çocuklarla beraber çalışacağı psikiyatri alanında uzmanlaşmıştır. Fakat aynı zamanda kendi muayenehanesinde çok fakir insanlara da hizmet vermektedir. Montessori psikiyatri kliniğinde dönemin idiyot olarak nitelediği çocuklarla çalışmalar yapmış ve çocukların büyük bir kısmına kendi geliştirdiği özel araçlarla okuma ve yazma öğretmeyi başarmıştır. Ulusal bir sınavda şaşırtıcı bir başarı gösteren bu çocuklar önce İtalya’nın daha sonra da dünyanın ilgisini bu şaşırtıcı eğitim yöntemine çekmiştir.
Zihinsel özürlü çocuklarla yaptığı çalışmalar sonucunda Montessori çocukların nasıl öğrendiği sorusuna odaklanmıştır. Montessori’nin gözlemlerinden edindiği sonuç bugün çocuk beyin gelişimi üstünde yapılan bilimsel çalışmalarla desteklenmektedir. Montessori’ye göre çocuk içinde bulunduğu mekandan aldıklarıyla kendini inşa etmektedir. Burada mekan derken kastedilen sadece fiziksel mekan değildir, çünkü insan yaşayışına ait olan kurallar da aynı mekanın içinde bulunur ve bu yaşayış ruhsal mekanı meydana getirir. Montessori ilgisini tıptan yani insanın fiziki bedeninden, psikolojiye yani insanın zihnine yönlendirir. 1901 yılında üniversiteye geri döner, psikoloji ve felsefe okumaya başlar. 1904 yılında Roma Üniversitesinde antropoloji profesörü olur.

